- Katılım
- 25 Mar 2023
- Mesajlar
- 1,350
- Tepkime puanı
- 2
Gıda güvenliği, toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilir yaşamın temini açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda “zehirsiz sofralar” yaklaşımı; ülkelerin gıda kodekslerine uygun olarak üretilmiş, güvenilir ve sağlıklı gıda şeklinde ifade edilebilmektedir.
Tüm dünyada her geçen yıl, gıda üretim süreçlerinde kullanılan girdilerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerine ilişkin bilinç ve farkındalık artmaya devam etmektedir. Bu doğrultuda, ülkemizde başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından çeşitli mevzuat düzenlemeleri, denetimler ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir.
Bakanlık tarafından yürütülen başlıca çalışmalar arasında; Eğitim ve Denetimler: Tarladan sofraya kadar olan süreçte, özellikle üreticilere yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmaları ile ürünlerde gerek hasat öncesi gerekse hasat sonrası pestisit kalıntı denetimleri sıklaştırılmış, Türk Gıda Kodeksi kriterlerine göre izin verilen limitlerin üstünde kalıntı tespit edilen ürünlere yönelik çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır. Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları Destekleri: Özellikle hastalık ve zararlılarla mücadelede kimyasal girdi kullanımını minimize edebilen üretim modelleri desteklenmekte, üreticilere eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Gıda Kontrol ve İzleme Sistemleri: Gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla izlenebilirlik sistemleri geliştirilmekte, dijital kayıt ve denetim altyapısı güçlendirilmektedir. Kamuoyu Bilinçlendirme Çalışmaları: Tüketicilerin bilinçli gıda tercihleri yapabilmesi amacıyla bilgilendirme kampanyaları düzenlenmektedir.
Bunun yanı sıra, ilgili Bakanlıklar, Araştırma Enstitüleri, Üniversiteler ve paydaş kurum/kuruluşlar ile iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kimyasal kullanımının ve maruziyetinin azaltılması, çevre ve halk sağlığının korunmasına yönelik stratejiler geliştirilmeye devam edilmektedir. Zehirsiz sofralar hedefinin gerçekleştirilmesi yalnızca kamu kurumlarının değil; üretici, dağıtıcı ve tüketicilerin ortak sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu bağlamda; üreticilerce bilinçli ve kontrollü tarımsal üretim girdisi kullanmaları ve uygun mücadele yöntemlerine yönelmesi, denetim mekanizmalarının etkin şekilde sürdürülmesi, tüketicilerin güvenilir ve sertifikalı ürünleri tercih etmesi büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan, Greenpeace, Pesticide Action Network (PAN), Buğday ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) vb. ulusal ve uluslararası bazı Sivil Toplum Kuruluşları da “zehirsiz sofralar” konusunda farkındalık çalışmaları ve etkinlikleri yürütmektedir. Sonuç olarak, ihracatın ve iç tüketimin sürdürülebilir bir şekilde devam etmesi, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi ve çevrenin korunması açısından “zehirsiz sofralar” yaklaşımının yaygınlaştırılması stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmekte olup, ilgili tüm paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmeye devam etmesi büyük önem taşımaktadır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Tüm dünyada her geçen yıl, gıda üretim süreçlerinde kullanılan girdilerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerine ilişkin bilinç ve farkındalık artmaya devam etmektedir. Bu doğrultuda, ülkemizde başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından çeşitli mevzuat düzenlemeleri, denetimler ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir.
Organik Tarım
Bakanlık tarafından yürütülen başlıca çalışmalar arasında; Eğitim ve Denetimler: Tarladan sofraya kadar olan süreçte, özellikle üreticilere yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmaları ile ürünlerde gerek hasat öncesi gerekse hasat sonrası pestisit kalıntı denetimleri sıklaştırılmış, Türk Gıda Kodeksi kriterlerine göre izin verilen limitlerin üstünde kalıntı tespit edilen ürünlere yönelik çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır. Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları Destekleri: Özellikle hastalık ve zararlılarla mücadelede kimyasal girdi kullanımını minimize edebilen üretim modelleri desteklenmekte, üreticilere eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Gıda Kontrol ve İzleme Sistemleri: Gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla izlenebilirlik sistemleri geliştirilmekte, dijital kayıt ve denetim altyapısı güçlendirilmektedir. Kamuoyu Bilinçlendirme Çalışmaları: Tüketicilerin bilinçli gıda tercihleri yapabilmesi amacıyla bilgilendirme kampanyaları düzenlenmektedir.
Bilinçli ve kontrollü tarımsal üretim
Bunun yanı sıra, ilgili Bakanlıklar, Araştırma Enstitüleri, Üniversiteler ve paydaş kurum/kuruluşlar ile iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kimyasal kullanımının ve maruziyetinin azaltılması, çevre ve halk sağlığının korunmasına yönelik stratejiler geliştirilmeye devam edilmektedir. Zehirsiz sofralar hedefinin gerçekleştirilmesi yalnızca kamu kurumlarının değil; üretici, dağıtıcı ve tüketicilerin ortak sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu bağlamda; üreticilerce bilinçli ve kontrollü tarımsal üretim girdisi kullanmaları ve uygun mücadele yöntemlerine yönelmesi, denetim mekanizmalarının etkin şekilde sürdürülmesi, tüketicilerin güvenilir ve sertifikalı ürünleri tercih etmesi büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan, Greenpeace, Pesticide Action Network (PAN), Buğday ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) vb. ulusal ve uluslararası bazı Sivil Toplum Kuruluşları da “zehirsiz sofralar” konusunda farkındalık çalışmaları ve etkinlikleri yürütmektedir. Sonuç olarak, ihracatın ve iç tüketimin sürdürülebilir bir şekilde devam etmesi, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi ve çevrenin korunması açısından “zehirsiz sofralar” yaklaşımının yaygınlaştırılması stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmekte olup, ilgili tüm paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmeye devam etmesi büyük önem taşımaktadır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)