- Katılım
- 31 Ocak 2024
- Mesajlar
- 18,183
- Tepkime puanı
- 1
Nasreddin Hoca günün birinde cami avlusunda dostlarıyla sohbet ederken tanımadığı bir adamla karşılaşır. Adamın elinde de bir mektup vardır. Mektubu Hoca’ya uzattıktan sonra; 'Hocam, bu mektubu bir okuyuversene!' der. Hoca, mektuba şöyle bir bakar, aşağısını yukarısını gözden geçirdikten sonra mektubun Farsça olduğunu anlar ve adama; 'Oğlum ben bu mektubu okuyamadım, sen bunu başkasına okut.' der. Adam bu cevap karşısında; 'Hocam, benim mektubumu niçin okumuyorsun?' diye ısrar edince; 'Evladım, ben Farsça bilmiyorum, onun için okuyamıyorum.' der. Arsız adam öfkeyle Hoca’ya çıkışır: 'Hem üzerinde kavuğun, cübben olacak, hem de mektubu okuyamayacaksın, böyle hocalık mı olur?' Hoca bu sözlerin karşısında epeyce kızar, fakat konumu gereği sabrını da gösterir. Adam, saçma sapan konuşmalarına devam edince, Nasreddin Hoca yerinden kalkar ve; 'Be adam, ne konuşup duruyorsun, eğer marifet cübbe ve sarıkta ise al sen oku.' deyip üzerinden çıkardığı iki emaneti onun önüne koyar.
Bu fıkra, Günün Sitesi tarafından, 30 Mart 2025 Pazar tarihinde, günün fıkrası olarak seçilmiştir.
Bu fıkra, Günün Sitesi tarafından, 30 Mart 2025 Pazar tarihinde, günün fıkrası olarak seçilmiştir.